Yaşamın dört duvardan ibaret olduğu günler yaşadım bir hayliKuşkusuz duygular vardı bu dört duvarı koskoca dünya kılanNarin zarif her an avcundan uçaçak sandığımCennet bahceleri gibi...
bulutlu günlerde sıkıntılı seyrek damlalar var alnıma vurandostların şifreli, akrabaların noksan.yardımlaşma ölmüş ahmak ahmak aileleri dahada çekirdek etmişlerkardeşlik yerine sadece evlatlar sunulmuş eylemlereeylemler eylenmişler yeteri...
sana ait olanlarla yaşıyorum zifir biraz daha zifir sanki geceler biraz daha tuhaf bu geceler yalnızken güçlü satırlarsa içinde sen olduğunda ne zaman onsuz kalsam ne zaman kendi zihhnimde sanık...
ufalanmış tahıllar gibiyiz ekmek olmayı yem olmayı bekleyenufalanmış toz olmuşuzrüzgarda savrulmuşuz yok olmuşuzdağların etteklerinde evlerin lambaları yer yüzünün yıldızlarıyapay yıldızlarımıza o kadar aldanmışızki gök yüzüne...
.....Sen derken yürek titremeli sevmek o zaman sevmek.sevmek göğüs kafesimle uyuyan başpeki ya sevda?oda hasretin mecazlaşıp somut bir tasaya dönüşümüher bitiş yeni bir başlangıç tezi...
bilmiyor geceler nasıl keyfi kacar insanın bu yüzden usülsüz gelir gecersin bir istanbul poyrazı gibiasıl üşüten poyraz değilde izmirde sensiz esen imbatgurbeti tadan her insan...
kaç kere devirdik sözleri yılların devrikliğindeanlaşılmazdı çoğu zaman kadın sacmalık sebepler kuşatırdı dört yanı erkek aldatır aldanır aldatmadan alacaklı olurpişmandırağır vergiye tabidir bu durummühebbettir çoğu...
pencere ardından kış ayazına bakmak kuşları izlemek ne güzelgüneşi kovalamak günebakan olmak ne güzelgünebakanın boynu bükük gecelerdene geceden memlun nede günebakansızlıktan insangüne ne kadar bakabildiğimiz...
Titrekrek bir soluk çıkar sabaha karşı nihavent heyecanlarımdansana sahiplediğim sen diye sebeplediğimçok oyuncak kıran çocuk olmadım hiçkırsamda sağlam saydığımoysa büyüdüklerinde çokta kalp kırarlar onlarçünkü alışmıştırlar...
Sevdayı sen sadece yardamı sandın aynadaki yabancı?Nedir sevdanı, seni sen yapanı bilmek.Kada yürümek misali yaşanılan sevdalar bulmak ne demek,geride bırakılacak bir şeyler olan, kaybolunca izlerden...
Vakit kelimelerin tutuştuğun andı;henüz yirmidörttü yaşımgözler yumuk...hayallerimiz kül kim durduracak bu yangını?nasıl tutulacak eller.sen telaş içindesin, catlaktan sızar gibi damlalar içime damlarrutubet içinde kalan yoksul...
senin istediğin gibi seni seversem benim istediğim gibi seni sevmek olurmu?yalan olur seni sevmelerim o zaman...ısmarlama değil asil olandır makul olan...seni seviyorumlar içinde süzülmek...
kökleri kalbime saplanmış bir sevdanın ciceklerini açmak düşerdi bana, gülümsediğinde sen.sorumsuz yapraklı; fotosentez tembeli çiceklerim,yokken sen gözlerin yerine satırlarda biten çiceklerim.üstelik içiyorum buruk mürekkebimi yorgun...
doldurup boşaltıyoruz anlamlarımızıgüneş bir önceki günden kalmayeni olan değildir aslında sabah vakti pencereden süzülenkim bilir belkide budur akşam üzerlerini bu denli mateme boğangariban öğrenci çalışan...