enstrumantel sevdalar
16/10/2006 ·
Çoşkulu hüzünler biriktirdim geçmiş günlerde
Bir piyanonun siyahlı beyazlı tuşlarından damlayan her ezgiydi burkan içimi
Siyahlı beyazlı notalar tuşlar taşınır ve hacizi bulunur bütün sevişmelerimiz şarkılarda.
şimdi sen nerede hangi sevdayı soluyorsun bilmiyorum,
sözleri bende saklı enstrümantel sevdalar yapıyorum ama sen dinlemiyorsun..
ELDEN DÜŞME MASALLAR
3/10/2006 ·
açıklarda yaşarım ben kıyısızdır denizlerim yelkenlerim var birde elden düşme sevdalarım,
elden düşme diyorum! elden düşmelerin gecmişleri olur anlamlı kılar onu
Fakat su alır dururum... gecmişin matemimi yoksa
yoksa firtinadanmi bilinmez,
mutlak olan sadece gövdemin sağlam olduğu ve hayal yüzdürebildiğim.
Masallarım bile elden düşme,
ben prens olurum atım elden düşme,
elden düşme sevdalarım var benim,
birteksen sen hariç;
birincil diyebildiğim yüzyıllık uykusundaki pamuk prenses tadındaki masal kahramanım...
FİGÜRAN SEVDALARIM
18/9/2006 ·
deniz kokan sevdalarım var yüzüme vuran
sessiz gemiler gibiydi seni sevmek
ne zaman bu limana bir gemi yanaşsa
yüreğim elim boşalıverir
dügümlenir boğazımın şurasında bir şeyler
şimdi sen, hayatımın bir kıyısında kayıp bir sandal kaybolan
ben şimdi yarım kalmış bir masalın prensi olabilirim
sana göre figüranım belkide
odun gibi görünecekse süslü olan bir ates ver yak beni
ağaçsam eğer gözünde, gölgelen şevkatimde...
tomar tomar umutlarım
7/9/2006 ·
olmazki tomar tomar umut ektim ben
sok cebine hemen benden aldığın yıldızları
tuzlu geliyor bana gecmiş savurma onları göğe
bak benimde biriktirdiklerim var, tomar tomar hemde
bak yıldızsız gecelerim, hecelerim var boğazımda düğümlenen
serin esiyor yanlızlık tuzlu bir gecmiş susatıyor gözlerini bana
savurma yıldızları... savurma, süslemesin gecemi
umudumda kalsınlar tomar tomar ektiğim
bir gün öyle bir gece olmalıki göğü süsleyen ne varsa o gün acmalı
rüya sanmalı yaşayan; gerceğe çok yakın
ama şimdi sakın
YOK ARKADAŞ
3/9/2006 ·
benim mesafelerle aram bozuk be arkadaş
var cevremde insanlar, insanlar...cevremde
peki ben neredeyim bilmiyorum
benim mesafelerle aram bozuk arkadaş
aracı etmem onu sevdiğimle,
liman gemi misali yamacımda olsun isterim,
açıklarda fırtınalara gebe sevdalar
mesafelerdi beni nankörlükle suçlayan, sevgili değil
ve ben yer yüzünde kalan en vefalı en vefasız en duygulu nankör
eskittik yenileri, yeniledik, yine yenildik
işte karşınızda
yenilmekten yorgun en sulugözlü nankör
yok arkadaş benim bozuk şu mesafelerle aram
herkezi sığdırabildiğim sanılan şu gönül
hoyrat, tutkulu sevgiden gelen gurur inat mahsulü
dopdolu sanılan kalbim o kadar boş'ki şimdi her tıkırtıyı yankıya ceviriyor
o kadar gürültülüki uyutmuyor geceleri
oysa ben kalbi dopdolu nankör adam...
acıkta fırtınalara gebe sevdalar
bu acıkta kalmış alkarina nın hikayesidir
mesafelerdi beni nankörlükle suçlayan sevgili değil
mesafeler...
--SEVMEYE DAİR--
9/8/2006 ·
deseler sevdayı biliyormusun nasıldır diye sorsalar
ne yapmalıyım diye sorsalar
öğüt kıvamında söyler gönlüm...
güne yeni bir umutla başlamanın güzel olduğu bir gök yüzü ver ona
tutunabileceği bir el deniz koksun gözleri masmavi olsun her yer
birlikte maviye boyanalım de ona
sonra yüzelim kramp tutana kadar ayaklarımızı,
birlikte de ona, uzaklarda boğulalım
karanlık sular içinde,
yüzelim ölüm tadında ancak ölüme yakışır sevgiyi bu derece içten bulmak
ancak ölüme
en güzel yıldızı göster ona en parlağını
ne soğuk ne kar hangisi olursa olsun titreyerek izleyeceğiniz ve sen onu üşüdüğünde
ısıtarak bakacağınız yıldızı göster
üşümesin artık artık ona gökte bir yıldız gönülde bir sevda müjdele
gönülde bir sevda
sıcacık...
susamış çoraklığını alacak bir sevda
gönülden bir sevda
sonra boğuluyormusun diye sor ona cekinme sor boğuluyorsa iyi
çünkü böyle bir sevda dedim ya denizlerin dibinde boğulmadan olmaz
ölüme yakışır böylesi
yaşarken ölüm tadında yaşama sevincini bulmak sevmek her siyahta masmavi olmak misali:)))
MÜHEBBET DEĞİL
7/8/2006 ·
neden koştum bilmiyorum ömür cizgisinin izinden neden aldandık yaşanmışlıklara
yaşanmış ve yaşanacak olanlara
gözlerini kapat hayal et ne kadar karanlık değilmi düşlerinin önüne set koyan gözlerin
karanlıktı gözlerin mavi cizgisi vardı sulardı gözlerimi
hatta bazen o kadar sulardı ki gözlerine bakınca ağlardım
hayallenirdim boyanırdı ruhum, taki gururun karantinasına alınana kadar
hayallerim tutuklu kaldı gecenin saclarının zifirinde
azad olmayı bekleyen kafestekinden ne farkımız kaldı
hoşcakal diyorum gardiyana bu firar kacınılmaz olacak
hoşcakal
gördüklerim kadar renkli
10/7/2006 ·
deniz kiyisinda aksam ustu gunes batmis henuz isigi cok taze daglarin arkasindan sari olarak gomulen gunes yesil yansimalarini bulutlara armagan etmis yuzumu sicak bir ruzgar oksuyor gozlerimide masmavi bir deniz yurgimde gorduklerim kadar renkli bir ask kararı verir gökler içime gece damlar ah geceler birde ay konduysa yüreğinin ortasına bir şairin dizelerine akan geceler başımda kelımeler dizeler nameler heceler ne eylersin benle gam-ı ker geceler ne eylersin
BEN RÜZGARIM
16/6/2006 ·
ben rüzgarım insanlar yelken
artık uçmak istemiyorum
sadece benimde yüzüme vuracak rüzgarlarım olsun istiyorum
çokmu fazlasını istiyorum
bilmiyorum...
Yorum (2) Yorum yaz!ELİMDE KALAN MAVİ
6/6/2006 ·
her sabah gune yeni bir umutla baslamanın guzel oldugu bir şehir varmı bildigin
bana ne söylenirki yada sana
söylenecek sözler tükendi kalmadı elimizde
kalanlar sadece yalanlardan arınmış ,
saf çiğ taneleri
gün ışığı beyazdır yedi rengi saklar
farkımız sadece beyaz olanı değil saklı olan renkleri ayırmaktı
şimdi elimde kalan sadece mavi
sadece mavi...
Yorum (1) Yorum yaz!